Kanundaki tasarımcı tanımı oldukça spesifik. Üniversitelerin mühendislik, mimarlık veya tasarım gibi ilgili bölümlerinden en az lisans derecesiyle mezun olan ya da tasarım alanlarından herhangi birinde en az lisansüstü eğitim yapmış olan kişilere "tasarımcı" deniyor. Bu kişiler, tasarım projelerinin hayata geçirilmesinde ve yönetilmesinde aktif rol alıyorlar. Kısacası, sadece yetenekli olmak yetmiyor, bu yeteneği akademik bir altyapıyla desteklemiş olmak gerekiyor.
Bir şirkette grafik tasarım alanında çalışan Elif'in bir ön lisans diploması var. O, bir "tasarımcı" olarak kabul edilmiyor. Ancak, aynı şirkette ürün tasarım mühendisi olarak çalışan ve Endüstriyel Tasarım bölümünden lisans derecesiyle mezun olan Can, kanun kapsamında bir "tasarımcı" sayılıyor. Can, maaş avantajlarından faydalanabilirken, Elif’in durumu farklı olabiliyor.
Bölge Alanı, bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin harita üzerinde koordinatlarıyla belirlenmiş, yasal sınırları çizilmiş her bir bağımsız parçasını ifade ediyor. Bu tanım, Teknokent'in tam olarak neresi olduğunu, hangi alanların kanun kapsamına girdiğini net bir şekilde belirliyor.
Bir Teknokent, şehir merkezindeki bir üniversitenin yanındaki araziyi kapsıyor. Kanuna göre, bu arazinin tam sınırları GPS koordinatlarıyla belirleniyor. Yan parselde yer alan bir market veya konut, Teknokent'in "Bölge Alanı" dışında kalıyor ve dolayısıyla bu kanunun sağladığı vergi avantajlarından faydalanamıyor.
Kanun, bazı üniversite programlarına özel bir önem veriyor. Desteklenecek Programlar; matematik, fizik, kimya ve biyoloji gibi temel bilimleri kapsıyor. Bunun yanında, Yükseköğretim Kurulu'nun görüşleri alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenecek diğer programlar da bu kapsama alınabiliyor. Bu, temel bilimlerin teknolojik gelişme için ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
TÜBİTAK, Teknoloji Geliştirme Bölgelerindeki şirketlere destek programı açıyor. Bu programın koşullarından biri, projenin ekibinde bu kanunda belirtilen "desteklenecek programlardan" mezun bir çalışanın bulunması. Böylece, şirketler bu programlardan mezun kişileri bünyelerine katmaya teşvik ediliyor.
Kuluçka Girişimcisi, kuluçka merkezlerinde yer alan ve AR-GE, teknolojik yenilik, yazılım veya tasarım faaliyetleriyle uğraşan erken aşama girişimcilere verilen isim. Bu girişimcilerin nitelikleri ve kuluçka merkezinde ne kadar süre kalabilecekleri Bakanlık tarafından belirleniyor. Kanun, bu genç ve potansiyeli yüksek girişimcileri özel olarak destekliyor.
Üniversiteden yeni mezun olmuş ve bir mobil uygulama fikri olan Mert, Teknokent'teki bir kuluçka merkezine kabul ediliyor. Mert'in şirketi henüz çok yeni olduğu ve AR-GE aşamasında olduğu için, kanun kapsamında bir "kuluçka girişimcisi" olarak tanımlanıyor. Bu sayede, ofis kirasında ve vergilerde ek avantajlardan faydalanabiliyor.
AR-GE Binası, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nde AR-GE, tasarım ve yenilik projeleri yürüten şirketlere özel olarak ayrılmış binalardır. Bu binalar, ofis alanları, ortak çalışma alanları ve Teknokent'in diğer hizmet birimlerini barındırıyor. Yani, bir Teknokent içinde tüm yenilik faaliyetlerinin yoğunlaştığı merkezlerdir.
Bir Teknokent'te bulunan 5 katlı bir bina, tamamen yazılım ve yapay zeka şirketlerine tahsis edilmiş. Binanın içinde ortak toplantı odaları, seminer salonları ve kafeteryalar da bulunuyor. Bu bina, kanun kapsamında bir "AR-GE binası" olarak tanımlanıyor ve içinde yer alan şirketler bu sayede belirli avantajlardan yararlanıyor.
Kanundaki atölye tanımı, girişimcilerin AR-GE, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde ihtiyaç duydukları makine ve ekipmanların bulunduğu özel yapılar veya alanlardır. Bu alanlar, özellikle donanım veya prototip geliştirme gibi somut işler yapan girişimciler için hayati öneme sahiptir.
Elektronik cihazlar üreten bir girişimci, prototip üretimi için pahalı 3D yazıcılara veya CNC makinelerine ihtiyaç duyuyor. Kendi şirketine bunları almak yerine, Teknokent'teki ortak "atölye" alanını kullanabiliyor. Bu atölyede, tüm girişimcilerin kullanabileceği ortak ekipmanlar bulunuyor.
Stajyer, yükseköğretim veya mesleki ve teknik eğitim kurumlarında okuyan ve mesleki bilgi, beceri, tutum ve davranışlarını geliştirmek amacıyla işletmelerde çalışan öğrencilere verilen isim. Kanun, bu stajyerleri de istihdam teşviklerinin bir parçası olarak görüyor ve onların da Teknokent'in parçası olmasını önemsiyor.
Bir üniversite öğrencisi olan Ayşe, Teknokent'teki bir yazılım firmasında staj yapıyor. Stajı boyunca, okulda öğrendiği teorik bilgileri gerçek bir projede kullanma ve deneyim kazanma fırsatı buluyor. Ayşe'nin bu staj faaliyeti, kanun kapsamında olduğu için, çalıştığı şirket stajyer istihdamı için sağlanan teşviklerden yararlanabiliyor.