7582 Sayılı Kanun ile Vergi Mevzuatında Yapılan Değişiklikler Hakkında Sirküler

4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile vergi ve teşvik mevzuatımızda köklü düzenlemeler yapılmıştır.

Söz konusu Kanun kapsamında; kamu alacaklarının yapılandırılması, üretim faaliyetinden elde edilen kazançlara ilişkin indirimli Kurumlar Vergisi uygulaması, Türkiye’ye beyin göçü ve sermaye girişini hızlandıracak vergi muafiyetleri, nitelikli hizmet merkezleri ile transit ticarete yönelik kurumlar vergisi indirimleri, teknogirişim ekosistemine yönelik cazip finansman modelleri ve varlıkların ekonomiye kazandırılmasına (Varlık Barışı) yönelik yepyeni mekanizmalar ihdas edilmiştir.

Yapılan düzenlemeler, aşağıda detaylı olarak bilgilerinize sunulmuştur.

1. Kamu Alacaklarında Tecil ve Taksitlendirme Sürelerinin Uzatılması (Madde 1)

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tecil” başlıklı 48’inci maddesinde yapılan değişiklikle, borç ödeme zorluğu çeken mükelleflere sağlanan kolaylıkların kapsamı güncel ekonomik koşullara uyarlanacak şekilde genişletilmiştir.

  • Taksit Süresi: Amme alacaklarının tecil (taksitlendirme) süresi üst sınırı 36 aydan 72 aya (6 yıla) çıkarılmıştır. Bu değişiklik, borçlulara çok daha uzun vadeli ve ödenebilir bir finansal takvim oluşturma imkânı tanımaktadır.
  • Teminatsız Limit: Mükelleflerin teminat göstermeksizin tecil talebinde bulunabilecekleri amme alacağı tutarı limiti 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.

2. Yurt Dışı Kazançlara Yönelik Gelir Vergisi İstisnası ve Veraset Vergisi İndirimi (Madde 2 ve Madde 4)

Türkiye’ye yerleşmeyi ve ülkeye dışarıdan kaynak getirilmesini teşvik etmek amacıyla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nda birbiriyle entegre ve uzun vadeli istisnalar ihdas edilmiştir.

  • 20 Yıllık Gelir Vergisi İstisnası (Madde 4): Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi uyarınca; Türkiye’ye yerleşmiş sayılan ancak bu tarihten önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar (faiz, kâr payı, kira, yurt dışı ticari kazanç vb.) 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu kazançlar için Türkiye’de hiçbir şekilde beyanname verilmeyecek, giderler Türkiye’deki vergi matrahından düşülemeyecek ve yabancı ülkelerde ödenen vergiler mahsup edilemeyecektir.
  • İndirimli Veraset ve İntikal Vergisi Uygulaması (Madde 2): Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 16’ncı maddesine eklenen fıkra ile, yukarıda bahsedilen 20 yıllık gelir vergisi istisnasından yararlanan kişilerin bu yirmi yıllık süre zarfında gerçekleşecek veraset yoluyla (miras) mal intikallerinde, standart kademeli vergi tarifeleri yerine %1 oranında sabit ve son derece indirimli bir veraset ve intikal vergisi uygulanması hüküm altına alınmıştır.

3. Teknogirişimlere (Startup) Yönelik “Hisse Senedi” ve Finansman Teşvikleri (Madde 3 ve Madde 11)

Startupların nitelikli iş gücünü elde tutabilmesi, erken aşamada yatırım turlarında esneklik kazanabilmesi ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi için kritik düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

  • Hisse Senedi Teşvikinde Sınırların Genişletilmesi (Madde 3): Gelir Vergisi Kanunu’nun 17’nci maddesinde yapılan değişiklikle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca teknogirişim şirketi niteliğinde olduğu belirlenen işverenlerce personele bedelsiz veya indirimli olarak verilen hisse senetlerindeki gelir vergisi muafiyet tavanı, personelin bir yıllık brüt ücretinden iki yıllık brüt ücret tutarına yükseltilmiştir.
  • Bekleme Sürelerinin Esnetilmesi (Madde 3): Aynı madde kapsamında, çalışanın bu hisseleri elden çıkarması durumunda istisna edilen verginin faiziyle geri alındığı “bekleme süreleri” yarı yarıya düşürülmüştür. Yeni yasayla çalışanın hisseyi elden çıkardığı tarihe göre verginin geri alınma oranları şu şekilde esnetilmiştir: İlk 2 yıl içinde satılırsa verginin %100’ü, 3 ila 4 yıl içinde satılırsa %75’i, 5 ila 6 yıl içinde satılırsa %25’i geri alınacaktır. Hissenin 6 yıldan fazla elde tutulması halinde ise tam muafiyet sağlanacaktır.
  • Paya Dönüştürülebilir Borç ve Aidat Muafiyeti (Madde 11): 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Kanunu’nun 3’üncü maddesine eklenen hükümler uyarınca, “teknogirişim rozeti” olan halka açık olmayan girişimlerin yatırımcılardan alacakları “paya dönüştürülebilir borç” sözleşmelerine dayalı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin katı usul kuralları uygulanmayacaktır. Ayrıca, kuluçka merkezlerindeki dijital şirketlere kuruluşlarından itibaren 3 yıl boyunca TOBB aidat/kayıt ücreti muafiyeti getirilmiştir.

4. Nitelikli Hizmet Merkezleri ve Transit Ticaret Teşvikleri (Madde 5, Madde 6, Madde 7 ve Madde 9)

Uluslararası holdinglerin ve çok uluslu şirketlerin yönetim, AR-GE ve finans merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını sağlamak amacıyla yeni bir model kurgulanmış ve bu modele çok güçlü kurumlar vergisi, personel maaş muafiyetleri ve asgari vergi koruması tanımlanmıştır.

  • Nitelikli Hizmet Merkezi Tanımı (Madde 6): 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen ek madde ile; en az 3 farklı ülkede aktif faaliyeti bulunan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerinden elde eden ve yurt dışına stratejik yönetim, finansal danışmanlık, dijital dönüşüm, hukuk (belirli şartlarla) veya satış sonrası destek hizmeti sunan sermaye şirketleri “Nitelikli Hizmet Merkezi” olarak tanımlanmıştır.
  • Nitelikli Personele Gelir Vergisi İstisnası (Madde 5): Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinde yapılan değişiklikle, bu merkezlerde istihdam edilen asli (nitelikli) personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir. Merkez, Cumhurbaşkanınca belirlenen Endüstri Bölgelerinde veya İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) kurulu ise muafiyet sınırı brüt asgari ücretin 5 katına çıkmaktadır.
  • Kurumlar Vergisi İndirimi (Madde 7): Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesi uyarınca; Nitelikli Hizmet Merkezlerinin münhasıran yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Benzer şekilde, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından (transit ticaret) veya aracılık edilmesinden sağlanan kazançların da %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. Söz konusu şirketler/merkezler belirlenen Endüstri Bölgelerinde veya İFM’de faaliyette ise bu indirim oranı %100 olarak uygulanacaktır. (İndirim şartı: Kazancın beyanname verme tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesidir).
  • Asgari Kurumlar Vergisi Karşısında Tam Koruma (Madde 9): Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi” başlıklı 32/C maddesinde yapılan stratejik düzenleme ile; transit ticarete, nitelikli hizmet merkezlerine ve İFM katılımcılarına sağlanan kazanç indirimleri, asgari kurumlar vergisi matrahından düşülebilen istisnalar arasına dâhil edilmiştir. Böylece hak kazanılan %95 veya %100’lük büyük indirimlerin, %15’lik asgari kurumlar vergisi hesaplaması yüzünden aşınması ve içi boşaltılması tamamen engellenmiştir.

5. Üretim Faaliyetlerinden Elde Edilen Kazançlara İndirimli Kurumlar Vergisi (Madde 8)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikle, reel sektörün ve imalat sanayinin desteklenmesi hedeflenmiştir.

  • Sanayi sicil belgesine sahip olup fiilen imalat faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden ve zirai üretim yapan kurumların münhasıran zirai üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranı doğrudan %12,5 olarak uygulanacaktır.
  • Mükerrerlik Yasağı: Düzenlemeye eklenen hüküm uyarınca, imalat ve zirai üretim kazançları için bu (%12,5) indirimli oranı kullanan mükellefler, aynı kazançları üzerinden Kurumlar Vergisi Kanunu’nda ihracatçılara tanınan ilave 5 puanlık indirim hakkını kullanamayacaklardır. Çifte indirim uygulaması engellenmiştir.

6. Varlık Barışı: Yurt İçi ve Yurt Dışı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması (Madde 10)

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 19’uncu madde ile, kayıt dışı varlıkların sisteme entegre edilmesi amacıyla yeni, taahhütlere bağlı ve kapsamlı bir “Varlık Barışı” mekanizması kurulmuştur.

  • Kapsam ve Süre: Gerçek ve tüzel kişilerin, yurt dışında veya yurt içinde bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirmeleri gerekmektedir. Yurt dışındaki varlıkların bildirimden itibaren iki ay içinde fiziki olarak veya transfer yoluyla Türkiye’ye getirilmesi şarttır.
  • Muhasebeleştirme ve Fon Hesabı: Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bildirdikleri bu kıymetler için pasifte bir “özel fon hesabı” açacaklardır. Bu fon iki yıl boyunca işletmeden çekilemeyecek ve şirket tasfiye edilse dahi vergilendirilmeyecektir. Dönem kazancının tespitinde bu varlıklar dikkate alınmayacaktır. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan şahıslar için bu şartlar aranmaksızın yasadan faydalanma imkânı tanınmıştır.
  • Kademeli Vergilendirme ve Taahhüt: Bildirilen varlıklar üzerinden banka ve aracı kurumlarca kural olarak %5 peşin vergi kesilecektir. Ancak varlıkların Türkiye’de ihraç edilen devlet borçlanma senetleri, vadeli hesaplar, kira sertifikaları veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi halinde vergi indirimleri uygulanacaktır. Bu oranlar; 5 yıl tutma taahhüdünde %0, 4 yılda %1, 3 yılda %2, 2 yılda %3 ve 1 yılda %4 olarak belirlenmiştir. (Geç bildirimlerde bu oranlara ilaveler yapılacaktır).
  • Vergi İncelemesi Koruması: Düzenlemedeki şartlara uyulması, varlıkların süresinde getirilmesi ve taahhütlerin yerine getirilmesi kaydıyla, bildirimi yapılan varlık tutarları üzerinden hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

7. İstanbul Finans Merkezi (İFM) Kapsamındaki İstisna ve Süre Uzatımları (Madde 12 ve Madde 13)

İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla 7412 sayılı İFM Kanunu’nda yatırımcılara uzun vadeli güvenceler sağlayan revizyonlar yapılmıştır.

  • Personel İstisnası ve Mükerrerlik (Madde 12): İFM kanununda yer alan personel gelir vergisi indiriminin kapsamı genişletilerek yalnızca finansal kuruluşları değil “tüm katılımcıları” kapsayacak hale getirilmiştir. Ancak, Nitelikli Hizmet Merkezi çalışanı olup asgari ücretin 5 katı gelir vergisi istisnasından (Madde 5) yararlanan bir personelin, ayrıca İFM personel istisnasından faydalanamayacağı açıkça düzenlenerek çifte muafiyet kullanımı önlenmiştir.
  • Sürelerin Uzatılması (Madde 13): İFM’de faaliyette bulunan katılımcılara sağlanan finansal faaliyet kazançlarına ilişkin vergi istisnaları ile harç muafiyetlerinin süresi 2047 yılına kadar uzatılmış ve yatırımcılar için uzun soluklu bir mali projeksiyon alanı yaratılmıştır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top